Örgütlenme Masası Raporu

ÖZET

Yaptığımız çalışmalar sonucunda Kemalist örgütlerde mevcut sorunlar tespit edilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Mevcut Kemalist örgütlerdeki örgütlenme sorunları şu başlıklarda incelenmiştir:

  1. İdeolojik Belirsizlik Sorunu
  2. Düşünsel Üretim Sorunu
  3. Somut Sorunlara Tepkisizlik Sorunu
  4. Moral-Motivasyon Sorunu
  5. Yaklaşım Sorunu
  6. Kadro Sorunu
  7. Ekonomik Sorunlar
  8. Gençlik Örgütlenmesindeki Sorunlar
  9. Sosyal Medya Kullanımında ve Örgütlenmesindeki Sorunlar
  10. Eylemsellik Sorunu

Her başlık Kemalist mücadelede gerekli örgütlenmenin oluşturulması için giderilmesi gereken sorunlar ekseninde dikkatle belirlenmiştir. Tespit edilen sorunların her biri için birden fazla çözüm önerisi sunulmuş, sunulan öneriler çeşitli Kemalist örgütlerde uygulanacak şekilde masamızın bütün katılımcılarının yoğun ilgisi ve tartışmalarının birleştirilmesi ile rapor haline getirilmiştir.

Tartışmaların yanı sıra 18-25 yaş aralığındaki 148 kişinin katıldığı bir anket çalışması ve SWOT analizi yapılmış, bu çalışmanın sonucu elde edilen veriler incelenip rapora eklenmiştir. Sorunların tespitinde ve getirilen çözüm önerilerinde bu veriler kullanılmıştır. Böylece yapmış olduğumuz analizler bilimsel temele oturtulmuştur.

GİRİŞ

A- Mustafa Kemal Atatürk’ün örgütlenmeye verdiği önem:

Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtarırken bağımsız yeni bir Türk devleti oluşturulmasının merkezinde, kendisinin vatan ve millet sevgisinin olduğu kadar hayata geçirdiği metodun başarısının kaynağında örgütlenmenin önemi oldukça büyüktür.

 Atatürk çocukluğundan itibaren bulunduğu her ortamda birçok toplulukları yönetmiş, kendi fikirlerini kabul ettirmiş, lider yönünü öne çıkarmıştır. Örgütlenmek, farklı kurum ve kuruluşları bir araya getirmek, hedef koymak, kadro oluşturmak, bütün oluşumların ve eylemlerin devamlılığını sağlamak, sıradan bir insanın yapabileceği işler değildir. 

Mustafa Kemal Atatürk’ün başarılı bir devlet adamı, ülkesini çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için çalışan bir devrimci, asker ile saha organizasyonunu mükemmel yöneten, kitleleri peşinden sürükleyen bir lider olmasının yanı sıra bütün bunları gerçekleştirebilmesinin temelinde bir özelliği daha ortaya çıkmaktadır: Teşkilatçılık (Örgütçülük).

• Örgütlenmenin önemini kavrayan Mustafa Kemal Atatürk, ortaya koymuş olduğu mücadelenin her safhasında, hedefine varmak için örgütü oluşturmuş; örgütlenmeyi gerçekleştirmiş ve ardından eylemlerini icra etmiştir.

 Mustafa Kemal öğrencilik yıllarından itibaren ülkesinin içinde bulunduğu konjonktürü takip etmiş, fikirler üretmiş, çevresini bilgilendirmiş ve yönlendirmiştir.

Mustafa Kemal’in teşkilatçılık özelliği Harbiye yıllarında kendisini göstermiştir. Harbiye’deki yakın arkadaşı olan Ali Fuat Cebesoy, Mustafa Kemal Atatürk’ün daha o zamanlarda kendisine bazı yazıları ezberlemeleri gerektiğini ve devletin içinde bulunduğu çıkmazdan teşkilatlanma ile çıkarılabileceğini söylediğini ifade etmiştir. Mustafa Kemal, gelecekte yapmayı tasarladığı olaylar için kadrolaşmanın daha şimdiden planlanması gerektiğinin farkına Harp Okulu üçüncü sınıfındayken idrak etmiş ve Harp Okulundan mezun olup da Akademiye gidemeyecekler hakkında düşüncelerini Ali Fuat’a “Biliyorum, bu arkadaşlar Erkan-ı Harp olamayacaklar. Fakat bizlere göre daha avantajlı durumda bulundukları da muhakkak. Çünkü bizden önce ordu saflarına katılacaklar, eğer Rumeli’ye giderlerse, kurmay çıktığımız zaman bizim için bir zemin ve vasat hazırlamış olacaklardır.” şeklinde ifade etmiştir. Mustafa Kemal, söylediği sözlerle teşkilatlanmanın her kademede ve bir an evvel başlanması ile birlikte her zaman dinamizm içinde bulunması gerektiğini düşüncesindedir.

 (“Atatürk’ün Teşkilatçılık Anlayışı” Makalesi, M. Hakan Özçelik, 2017)

Mustafa Kemal’in kurduğu ilk teşkilat da bu yıllara rast gelir. Arkadaşları ile bir araya gelerek gizli olarak kurdukları çekirdek teşkilat, fikirlerini diğer harp okulu öğrencilerine yaymak için iki ya da üç sayı dergi çıkarırlar. Ayrıca Minber, İrade-i Milliye ve Hâkimiyet-i Milliye olmak üzere çıkartılan bu dergiler teşkilatçılığının halka ulaşılacak araçları oluşturulmasındaki yetenekleri de göstermektedir. (Özçelik,2017)

Mustafa Kemal Atatürk’ün “mevcut sistemi yıkma” düşüncesiyle ‘Vatan ve Hürriyet’ isimli gizli bir cemiyet kurar. Kurmuş olduğu cemiyetin Selanik’te olması gerektiği düşüncesiyle gizlice Şam’dan Selanik’e gider. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin bir şubesini orada da kurar ve tekrar geri döner. (Şapolyo, 1958, s.27).

Mustafa Kemal, idealleri uğruna kıta kaçağı konumuna dahi düşmüştür. Ancak bu durum kendisi için zorunludur, çünkü “Mustafa Kemal bir devrimci olarak 18 yaşından son nefesine kadar hiçbir taviz zaafı göstermeyen bir idealisttir.” (Atay, 1998, s.386)

  • Millî Mücadele Mitingleri

Mitingler örgütlenmenin halka inilmesinde ve dikkatini çekmede önemli olduğu bir gerçektir; düzgün ve planlı mitingler örgütü halka inmesinde etkili bir yöntemdir. Milli Mücadele sırasında yapılan mitingler bu gerçekliğin tarihsel örneğini ve temellendirilmesini bize açıkça göstermiştir.

  • Erzurum- Sivas Kongresi

Erzurum Kongresi, ulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilen ilk kongre olma özelliği taşımaktadır. Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar; vatanın bütünlüğü, manda ve himayenin reddi, bağımsızlık mücadelesini yönetecek yeni bir meclisin vurgulanması mücadelenin ilkesel örgütlenmesini sağlamıştır. Sivas Kongresi’nde ise bütün milli derneklerin Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti altında birleştirilmesi bu örgütlenmeyi ulusal boyuta taşımıştır.

Anlaşılacağı gibi teşkilatlanma ilkesel ve derneksel bütünleşmeyle yapılmalıdır. Erzurum ve Sivas Kongreleri bunun örneğini ve önemini sunmaktadır.

  • Düzenli Ordunun kurulması

Dağınık Kuvay-ı Milliye’nin işgalcilerle mücadelede yetersiz kalmasından dolayı tek bir merkezden yönetilen düzenli orduya geçilmiştir. Bu sayede TBMM ile başlayan siyasal mücadele, örgütlü bir askeri organizasyonla güçlendirildi.

  • Cumhuriyet Halk Fırkası kurulması                          

Milli Mücadele Türk Ulusunun içine düştüğü çöküş tehlikesine karşı başlayan bir bağımsızlık savaşıydı.  Savaşın zaferle sonuçlanmasıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde bağımsızlığı tamamlayan ve güvence altına alan devrimlerin yapılması için örgütlü bir siyasi partiye ihtiyaç olduğundan dolayı CHF kurulmuştur. Halkı cumhuriyete alıştırmak ve özgürlüğünü koruma bilincini aşılamak içinde CHF önemli bir rol oynamıştır. Devrimlerin yapılması ve halkı yeni siyasal hayata hazırlamak için gerekli olan örgüt CHF’nin kurulmasıyla sağlanmış oldu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün daha Harbiye sıralarındayken başlayan örgütçülük anlayışı, hayata veda edinceye kadar sürmüştür. Atatürk, içinde bulunduğu her ortamda öncelikle iyi bir analiz yapmış, sonrası her eylemin ve mücadelenin başlangıcında amacı belirlemiş ve ulaşacağı hedefi koymuştur. Hedefine ulaşabilmek içinse yanına alacağı insanları, karşısına çıkacak olan engelleri yıkabilecek kuvveti oluşturabilmek için teşkilatı, teşkilatlanmayı önemsemiş ve teşkilatçılığı her zaman ön planda bulundurmuştur. Yapılan mücadelenin başarıyla sonuçlanmasında sorunsuz bir teşkilatlanmadan geçtiğini Atatürk’ün hayatından anlayabiliriz.

Örgütsüz bir yere varmanın imkânsızlığı ortadadır. Amaç ve hedefin merkez olduğu bir durumun hayata geçirilmesi örgütlenme ile sağlanmaktadır. Maddi ve manevi yetersizliğin bile üstesinde gelebilecek tek güç teşkilatlanma/örgütlenmedir. Örgütte kendi düşüncesinde olan insanların varlığından güç alarak gidilen yolda yalnız kalınmaz. Ancak burada yine de lider faktörünün önemini unutmamak gerekir. Mustafa Kemal Atatürk’te Türk milletini bir amaç içerisinde örgütlemiş, harekete geçirmiş ve Türk milletinin önderi olmuştur.

ÖRGÜTLENMEDE YAŞANAN SORUNLAR

B) Mevcut Kemalist örgütlerde yaşanan sorunlar

  • İdeolojik Belirsizlik Sorunu

Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlayan bir bağımsızlık hareketinin, bu hareketi başarıya ulaştıran kadroların temelini attığı bir ideolojidir. Gerek Türkiye’nin kurucu ideolojisi olması bakımından, gerek tarihsel bağlamda öneminden dolayı Kemalizm’in oluşturduğu temel üzerine birçok fikirsel çalışma yapılmış ve farklı alt kollara açılmıştır. Günümüzde DKÖ, siyasi parti, siyasi hareket, mesleki örgütlenme gibi farklı seviye ve alanlardaki Kemalist örgütlenmeler ideolojik olarak çok farklı konumlara, hatta birbiriyle taban tabana denebilecek kadar farklı görüşlere sahip olabilmektedir. Bu farklılıklar ortadayken bütün bu örgütlerin “Kemalist” sıfatını sahiplenmesi bir belirsizlik oluşturmaktadır. Kemalist örgütlenmelerin bu ideolojik farklara rağmen “Kemalist” sıfatında ortaklaşması örgütlere katılmak isteyen gönüllülerin hevesinin kırılmasına, vazgeçmelerine, hatta Kemalizm’e karşı tepki oluşturmalarına yol açmaktadır. Çünkü aynı durum halkta da geçerlidir, “Ben Kemalist’im” diyen birçok kişi farklı, hatta çelişen görüşleri savunabilmektedir. Sonuç olarak ideolojik belirsizlik sorunu Kemalist örgütleri güçsüzleştirmektedir.

  • Somut sorunlara tepkisizlik

Türkiye’nin bağımsızlık, ekonomi ve özgürlük başta olmak üzere birçok sorunu vardır. Çeşitli ideolojik örgütler incelendiğinde ana odağın somut sorunların çözümü olduğu gözlemlenebilir. Bu durum Kemalist örgütlerde maalesef eksik haldedir. Örneklerle desteklemek gerekirse çeşitli ideolojik örgütlenmelerin somut problemlerde çözüm bularak meşruiyet oluşturduğunu ve bu sayede gönüllü ve maddi destek sağladığını gözlemleyebiliriz. İslamcı örgütlerin esnafa müşteri bulma, kavgalı sülaleleri barıştırma, yurt bulamayan öğrencilere yurt bulma, öğrencilere burs verme, işsizlere istihdam sağlama gibi dışarıdan mikro gözüken sorunlara önem verdiği gözlemlenebilir. Nitekim sol örgütlerin eylemlerine katılanlara yoğun avukat desteği, çeşitli evlerde “güvenli” ortam, sosyal olarak itilmiş kesimlere bir çevre ve yine İslamcı örgütler gibi öğrencilere burs sunması örnek verilebilir. Çeşitli Kemalist örgütlenmeler de bu tip somut sorunlara çözüm üretmektedir. Özellikle burs konusunda yapılan çalışmalar göz ardı edilemez.

Yine de diğer örgütlerle kıyaslandığında Kemalist örgütlerin söylemlerinde daha çok “Laiklik sorunu, memleket mücadelesi, rejimin korunması” gibi gayet önemli fakat soyut sorunlara önem verdiği görülmektedir. Daha genel, daha yakıcı ancak soyut nitelikte sorunlara eğilen Kemalist Örgütler, toplumun pratik sorunlarını sınırlandırarak somut düzeyde çalışma yürütmedikleri için diğer örgütlerin rahatlıkla elde ettiği finans desteğini elde edememektedir.

  • Moral – Motivasyon Sorunu:

Esasen moral motivasyon sorunu siyasal ortamdan bağımsız değildir. Bilindiği üzere psikolojik faktörler de örgütlenmede çok önemli bir unsurdur.

Bugün Kemalist kitlerinin genel durumu şöyledir:

  1. Girdiği siyasal seçimlerin büyük çoğunluğundan yenilgi ile ayrılmış,
  2. Benimsediği değerlere, savunduğu düşünceye hakaretler edilmiş,
  3. Mesleki yaşamında liyakatsiz ve hakkaniyetsiz uygulamalara maruz kalmış,
  4. İdeolojik önderlerini şehit vermiş,
  5. Üye olduğu mevcut örgütler ekonomik baskılara uğramış,
  6. Siyasi davalarla hapislere atılmış…
  7. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, en çok umut beslediği siyasi partisi seçimleri kazanabilmek umuduyla Kemalizm’den tavizler vermiş…

Dolayısıyla kitlemiz genel olarak yorgun, tedirgin ve öfkelidir. Bu ruh hali aynı zamanda bir sabırsızlığı (aceleciliği) ve istisnai olarak intikam duygusu gibi yanlış davranışları körükleyebilir.

  • Yaklaşım Sorunu

Mustafa Kemal Atatürk’ün karizmatik liderliği ve üstün başarıları kendisinden sonra gelen liderlerin bazılarına “ikinci Atatürk” bazılarına ise “Atatürk’ü en iyi anlamış lider” gibi yakıştırmalar yapılmasına neden oldu.

Toplumumuz, Atatürk gibi bir kurtarıcı beklemenin yanılgısını, emperyalist saldırılarla ve kendisini içten içe oyan tarikat ve cemaatlerin sinsi tuzaklarıyla karşı karşıya kalınca acı bedeller ödeyerek anladı.

1990’lı yıllarda, Atatürk devrimlerine karşı yapılan saldırılara yanıt vermesi için ordu, yargı ve bürokrasiden bir karşılık bekleniyordu. Oysa bunlar, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de açıkça verdiği görevin savsaklanması anlamına geliyordu. Örgütlenmenin birinci kuralı, belli bir kitleyi, ortak bir hedef etrafında toplamaktır.

Görev bireye, topluma ve kitle örgütüne düşmez de devlet kurumlarına tevdi edilirse örgütlenmenin birinci motivasyonu doğal olarak ortadan kalkar. Elbette çağdaş bir ülkede sorunlar siyaset mekanizması tarafından çözülecektir. O halde, siyasi partilerin programını etkileyecek bir çalışmayı sürdürmek yine kitle örgütünün görevidir.

Bir diğer sorun da yönetici ve üyelerin siyasi makam, mevki beklentileri nedeniyle Kemalizm’den taviz vermeleri, bağlı oldukları siyasi partilerin yanlış tutumlarına ortak olmaları ve göz yummalarıdır. Bu tutum Kemalist örgütleri içten içe kemirirken, Kemalizm’in temel ilke ve görüşlerini benimseme, savunma ve uygulama konusunda örgütlerde zafiyet ve tutarsızlığa yol açmaktadır. 

  • Kadro Sorunu

Kemalist Örgütlerin kendi gündemiyle sınırlı kalması, küçük dar gruplarla çalışması ve başta ekonomik sorunlar olmak üzere çeşitli konularla boğuşması, kadronun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi konusunda zafiyetlere yol açmaktadır.

Örgüt, binlerce eli, binlerce ayağı ve binlerce beyni olan ama tek vücut hareket eden bir yapı olmalıdır. Burada temel konu, örgütün demokratik bir işleyiş mekanizmasıyla “ortak aklı” çalıştırılabilmesidir.

Kadro, tüm üyeler gibi örgütün gözü kulağı eli ayağı ve sonuçta ortak aklın bir parçasıdır. Ancak diğer üyelerden birikim, nitelik ve özverisiyle ayrılır. Ancak bu ayrım, örgüt üyeleri arasında bir eşitsizliğe ayrımcılığa yol açarak “dar kadroculuk” gibi örgüt hastalığına sebebiyet vermemelidir.

  • Ekonomik Sorunlar

Bugün Kemalist örgütlerin neredeyse tamamı ekonomik sorunlarla karşı karşıyadır.

• Örgütsel faaliyetlerin tümünü finansman belirler. Doğru eylem, doğru tanıtım, güvenilirlik ve sağlam referans iyi bir finansmanı sağlamak için en gerekli şartlardandır. Finansmanın örgütsel faaliyetleri kısıtlamayacak nitelikte sağlanması örgütsel başarı için olmazsa olmazdır.

  • Bağış akışının azalması.
  • Hedeflerin çok genel ve soyut olması.
  • YouTube ve diğer sosyal medya kanallarından yeterli reklam geliri elde edilememesi.
  • Görünürlük ve ulaşılabilirlik oranının çok düşük olması.
  • Üyeler arasında indirim kampanyaları, ticari dayanışma vb. yöntemlerin uygulanmaması.
  • Misafirhane, kamp tesisi, otel, kolej anaokulu vb. işletme ve kurumların açılamaması.
  • Gençlik Örgütlenmesindeki Sorunlar

Günümüzde ülke gençliğinin büyük kısmının örgütlenmeye ve örgütlere bakış açısı olumsuz bir durumdadır. Bu durumun birden çok sebebi vardır ancak başlıca iki neden; iktidar tarafından sindirilmiş bir korku toplumunun parçası olması ve gençlerin geleceğe karşı umutsuz bir bakış açısında olmalarıdır. Gençliğin örgütlenmeye karşı mesafesi ülke meselelerinde hem fikir hem de söz sahibi olmalarını önlemektedir. Bu da apolitik- ilgisiz bir gençliğin oluşmasına neden olur.

Gelişmiş olan ülkelerdeki gençlerin ülke yönetiminde söz sahibi olma isteği, siyasete ve demokratik kitle örgütlerine katılma oranı ülkemizdekine oranla yüksek seviyededir. Ülkemizde bu oranın düşük olmasının bazı nedenleri vardır.

Z kuşağı adı verilen kuşak hiyerarşiden hoşlanmayan, aidiyet duyguları zayıf, ancak sosyal medya üzerinden politik tavılar alabilen, hızı ve hareketi seven bir kuşaktır. Bu kuşağın örgütlenmesi için Kemalist örgütlerin mevcut durumu yetersizdir.

  • Gençlerin Örgütlü Faaliyetlerde Bulunmama Nedenleri
    • Mevcut iktidarın uzun zamandır uyguladığı korku politikası gençlerin örgüt içinde faaliyet göstermesinin önünde en büyük engeldir. Bu durum ülkemizdeki gençlerin bir kısmında gözaltına alınma, tutuklanma, yargılanma vb. gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalma korkusu yaratabilmekte ve örgütlere/ örgütlenmeye karşı mesafeli durmalarına neden olabilmektedir.
    • Mevcut örgütlerin, siyasi partilerin temsil kabiliyetleri günümüzde gençler için yetersizdir. Mevcut örgüt yapılarının işlevini veya amacını yitirmiş olması, demokratik kitle örgütlerinde gençlere yeterli yer ve değer verilmemesi, buralarda söz sahibi olacak konumlara getirilmemeleri gençlerin örgütlenmeden uzak durmalarının nedenleri arasındadır.
    • Gençlerin büyük çoğunluğu gelecek hakkında umutlu değildir. Bu umutsuzluk onların harekete geçmesi noktasında engellerden bir diğeridir. Biraz daha açmak gerekirse her gün artan kur farkı, enflasyon ve genç işsizlik oranı, özellikle üniversite öğrencilerinin yurt, burs gibi sorunları ve güçleşen yaşam koşulları gençlerin demokratik kitle örgütlerine katılımını azaltmaktadır.
    • Gençlerin bir kısmı öncelikli ihtiyaçlarını (istihdam, maddi ihtiyaçlar vb.) doyuma ulaştıramadığı için siyasal / düşünsel faaliyetleri lüks olarak görmektedir.
    • Bir diğer sorun gençlerin ideolojik olarak iyi eğitilememeleri, tam olarak donanım sahibi olmamalarıdır. Özellikle de Kemalist örgütlenmede; 1990’lı yıllardaki aydın katliamlarıyla birlikte yaratılan aydın boşluğu bu durumun bir sebeplerinden biridir. Gençlerin ideolojik anlamda donanım eksikliği kadro açısından Kemalist Örgütlenmeyi olumsuz etkilemiştir.
    • Kemalist Düşüncenin 1950’lerden bu yana muhalefette kalması, gençlerde Kemalizm’in iktidar olamayacağı yanılgısına yol açmıştır.
  • Sosyal Medya kullanımında ve örgütlenmesinde sorunlar

Sosyal medya, birçok alanda olduğu gibi örgütlerin iletişim ve propaganda aracı olarak kullanılmasında temel nitelik taşımaktadır. Sosyal medya, örgütlerle etkileşime geçme ve halkla bilgi paylaşımını sağlayan günümüz çağının doğal bir iletişim aracıdır. Sosyal medyanın kendisini bu kadar önemli kılan katılım, açıklık, etkileşim, karşılıklılık özellikleri onu aynı zamanda örgütler için iki ucu keskin bir bıçak haline getirmektedir.

  • Coğrafi farklılık ve Sosyolojik farklılıklardan kaynaklı fikirlerin ve faaliyetlerin yanlış aktarılması:
    • Bir fikir veya çalışma sosyal medya üzerinden sunulduğunda toplumdaki kültürel ve coğrafi farklılıklardan kaynaklanan yanlış anlaşılmaları getirebilmektedir.
    • İletilmek istenilen bilgi fikir ve söylemler kontrolsüz olduğunda çarptırılarak amacı dışında kullanılmaktadır.
  • Örgüt Kadrolarının Sosyal Medyada Ortak Dil kullanmaması: örgütlerin kişi ve şube sayısı çok olduğu için söylem ve içeriklerde kontrol sağlanamamaktadır.
  • Sosyal Medya Alanlarının Bölgelere Göre Kullanılmaması: sosyal medya platformlarının kullanılma ağırlıkları bölgeden bölgeye değişmektedir. Bu durum örgütler tarafından dikkate alınmamaktadır.
  • Sosyal Medya İle Kurumsallığı Tamamlayamama: Örgütsel hareketlerde belirli bir amaç çerçevesinde bir araya gelmiş insanların saygınlığı kurumsal kimlikleri ile doğru orantılıdır.
  • Sosyal Medyada Gündem Belirleyememe: örgütler gündeme aldıkları konuyu sosyal medyada gündem haline (tt yapma gibi) getirememektedir.
  • Örgütlerin sosyal medya çalışmaları profesyonelce ve uzman kişilerce yönetilmemektedir.
  • Örgüt finansı sağlanırken ve veri toplama çalışmalarında sosyal medyanın gücünden yararlanamıyor.

Diğer Toplumsal Konularda Kemalist Örgütlenme Sorunu

Toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, hayvan hakları, çevresel sorunlar ve emekçi hakları gibi konularda Kemalist örgütlerin aktif olarak çalışmalarının yetersiz olduğunu görmekteyiz.

Bu alanda çalışma yürüten taraflı ya da tarafsız örgütlerin alan da çoktandır köşeleri kapmış olması ve Kemalist örgütlerin bu alanda çalışa bileceklerini düşünmemesi.

Kemalist örgütlerde bu konulara ilişkin yeterli düzeyde bilgilendirme ve eğitim seminerlerinin verilmemesi.

  • Eylemsellik Sorunları:

Gündemin yakalanmaması, kaçırılması

Eylemlerin ezbere ve tek tip düşünülmesi

Kolluk kuvvetleri ve devlet erkleri ile ters düşmekten çekinilmesi

Eylem denilince akla sürekli aynı tip örgütlerin gelmesi ve kavrama karşı olumsuz ön yargı oluşması.

C) ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

1) MEVCUT KEMALİST ÖRGÜTLERDEKİ SORUNLARA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

1 İdeolojik belirsizlik sorununa çözüm önerileri

1.1a İdeolojik farkların netleştirilmesi

Her ne kadar Kemalist örgütler aynı sıfat altında birleşse de ideolojik farklar kısa bir incelemeyle belirginleşmektedir. Bu açıdan ideolojik belirsizliğe karşı bir çözüm olarak farklı örgütlerin Kemalizm içindeki ideolojik çizgilerini daha net belirtmesi, farklı kolların ismen belirginleşmesi ve dile getirilmesi (Sol Kemalizm, Sağ Kemalizm, Sosyal Demokrat Kemalizm, Liberal Kemalizm vs.) hem çeşitliliği artırmak hem de kafa karışıklığını önlemek konusunda çare olabilir. Bu çözüm Kemalist örgütlerin ulaşacağı kitleleri artırmakta beraber çeşitliliğin artırılması ve net bir şekilde dillendirilmesi Kemalizm içi tartışmaları artırabilir.

1.1b

Kemalizm’in çizgilerinin netleştirilmesi önceki çözüm yoluna zıt bir bakışla, Kemalizm’in günümüzde kırmızı çizgilerini netleştirmek ve bu çizgileri aşan örgütleri uzaklaştırmak yine belirsizliği çözme konusunda çare olabilir. Bu çözüm örgütler arasında daha çok gerilim yaratma potansiyeline sahip olsa da ideolojik netliğe ve birlikteliğe ulaşan Kemalist örgütler yollarına çok daha sağlam adımlarla ilerleyebilir.

1.1c

Yeni bir örgüt Üçüncü bir çözüm yolu önerisi olarak mevcut örgütlerin birleşerek yahut bu örgütler terk edilerek yeni bir örgüt altında birleşilmesi belirsizliği en net şekilde bertaraf edecek yoldur. Bu çözüm etkili olma potansiyeline sahip olsa da ulaşması en zor yol olması muhtemeldir. Mevcut Kemalist örgütlerin birleşmesi yahut örgütlerin terk edilmesi büyük tepkiyle karşılaşacaktır. 3.2 Somut sorunlara tepkisizlik sorununa çözüm önerileri

1.2a

Rakip ve karşıt örgütlerin yöntemlerinin takip edilerek gerektiğinde bu yöntemlerin deşifre edilmesi ve boşa çıkarılması, gerektiğinde ise kendi ilkelerimize bağlı kalmak kaydıyla örgütlerimize uyarlanması yararlı olabilir.

1.2b Soyut sorunların somutla bağdaştırılması Kemalist örgütlerin ağırlık verdiği ve söyleminin temeline aldığı laiklik, vatan mücadelesi, kurucu değerler gibi kavramlar somut sorunlara etki etmekte ve onlardan etkilenmektedir. Bu açıdan bu diskur temel sorunlarla bağdaştırılıp iki söylem arasında denge kurulabilir

1.3aDaha somut ve mikro sorunlara çözümler getirildiğinde elde edilen başarılar, finansman desteği ve gönüllü artışı moral bulma konusunda faydalı olacaktır. Bu tür faaliyetler küçümsenmemeli, fırsat olarak görülmelidir.

1.3b

Elde bulunan bütün imkanlar seferber edilerek etkinlik, faaliyet ve eylem sayısı artırılmalıdır. Kemalist örgütler ancak sahada daha çok bulunarak, daha aktif olarak ve bu sayede gündemde olarak moral durumunu yükseltebilir.

1.4a

Kemalist örgütler, Türk devrimini koruma ve devam ettirme vazifesinin kendinde olduğunu idrak etmelidir. Örgütlerin söylemleri ve eylemleri, bu vazifeyi kurumlardan beklemeye yönelik değil bizzat bu görevi sahiplenip yerine getirmeye yönelik olmalıdır. Buna ek olarak Türk halkına bu görüş aşılanmalı, Kemalizm’in çareyi başka yerden beklemek yerine vazifeyi üstlenmek temelinde filizlendiği Kemalist örgütlerce halka aktarılmalıdır.

Kemalist örgütlerde siyasi beklenti içinde olup, örgütün olanaklarını bu amaç için kullanma eğilimi olanlar için örgüt yönetimlerinin ilkesel kararlar alması ve bunu dirayetli bir şekilde uygulaması örgütün kamuoyundaki kapsayıcılığını ve güvenilirliğini arttıracaktır.

2. SOSYAL MEDYA İLE İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  • Coğrafi Farklılık ve Sosyolojik Farklılıklardan Kaynaklı Fikirlerin ve Faaliyetlerin Yanlış Aktarılması:
    Kullanılan sosyal medya araçlarının örgüt için sürdürülebilir olması ve yapılan uygulamaların örgüte zarar verecek bir hale dönüşmemesi için örgüt yöneticisi ve profesyonel kişiler tarafından sosyal medya yönetilmeli. Örgütteki ilgili kişiler içeriğinin aktarılmasında bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmalıdır.
  • Örgüt sosyal medya da örgütlü bir şekilde aynı dil birliğini hızlı bir iletişim ağı ile sağlamalı ve söylem birliğini ortaya koymalı.
  • Ülkemizin hangi bölgelerinde hangi sosyal medya kanalının kullanılacağı, hangi yaş gruplarına ve hangi meslek gruplarına yönelik bir çalışma yapılacağı önceden planlanmalıdır.
  • Sosyal Medya İle Kurumsallığı Tamamlayamama

    Sosyal medyada kullanılan resmi hesapların kurumsal hesap olduğunun belirtilmesi sahte hesapların rağbet görmemesi açısından önemlidir.

Sosyal Medyada Gündem Belirleyememe

Günümüz çağında örgütsel hareketi ve toplumun dikkatini belirli bir yöne çekmek için gündem belirlemek ve yönetmek ilgi sorunların çözümü için günümüzde gerekliliği şarttır.


Bunun yapılabilmesi için örgüt içerisinde mensup kişilerle Whatsapp grupları ya da belirli sayfalarda toplu hareket için gerekli talimatlar verilmesi ve organize paylaşımlar yaptırılmalıdır. Bazı çalışmalar sosyal medyada reklam olarak yayınlanmalıdır.

3.GENÇLİK ÖRGÜTLENMELERİNE YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  • Ülkemizde her ilde üniversite politikasının doğal sonucu olarak gençlerin büyük çoğunluğu üniversitede ve üniversite çevresinde bulunmaktadır. Öyleyse Kemalist Gençlik Örgütlenmeleri Üniversite topluluklarında/kulüplerinde aktif olarak örgütlenmelidir.
    • Bu bağlamda üniversite topluluklarında/kulüplerinde sağlanacak güçlü ve etkili bir örgütlenme var olan düşünsel boşluğu dolduracaktır.
    • Bu örgütlenmelerde Kemalist Düşünceye yönelik eğitimler verilmesi yoluyla Kemalist Düşüncenin gençler arasında doğru anlaşılmasına ve yayılmasına olanak sağlayacaktır.
  • Demokratik Kitle Örgütleri’nin öncelikli hedefi kadro yetiştirmek üzerine programlanmalıdır. Bu sebeple gençlerin her türlü ihtiyacına cevap verecek çalışmalar yapılmalıdır.
  • Gençlerle mekânsal birlikteliğin sağlanması etkili bir örgütlenmenin ön koşulu olarak görülmelidir.
  • Gençlerin örgütlenmeyle ilgili kaygılarını azaltacak çalışmalar yapılmalıdır.
  • Bu sebeple Gençler için güvenli alan yaratılmalıdır; Gençlerin örgütün hedeflerine paralel olarak yapacakları Kemalist düşünceye ve Kemalist iktidara yönelik eylem ve faaliyetlerinin bir geri dönüşü olarak iktidar kanadından gelecek her türlü baskı karşısında korunacağı fiilen gösterilmelidir. Örgütler bu gibi durumlara yönelik hazırlıklar ve planlamalar yapmalıdır. (Örneğin açık ve şeffaf bilgilendirme, hukuki destek, ekonomik destek vb.)
    • Gençlerin demokratik kitle örgütlerine katılabilmesi için gelecek kaygılarının en az seviyeye indirilmesi gereklidir. Özellikle üniversitedeki öğrencilerin barınma, burs gibi sorunları çözülmeli hayatları belirli bir konfor alanına ulaştırılmalıdır. Genç işsizlik oranı düşürülmeli, gençler kendi alanlarında istihdam edilebilmelidir. Böylece kendi alanlarında meslek birimlerinde de örgütlenme faaliyetlerini yürütmeleri sağlanmış olacaktır. Belli bir konfor alanı yaratıldığında gençlerin örgütlenmeye katılımı da artacaktır. Aksi halde buralarda yaşanan boşluklar Cumhuriyet karşıtlarınca bir baskı aracı olarak kullanılmak suretiyle ideolojik bir savaş alanı haline gelmektedir. Kemalist örgütler bu sorunu öncelikli olarak ele almalı, herhangi bir boşluğa mahal vermemelidir.
    • Gençlerin her birine politik birer aktör olabileceği fikri benimsetilmelidir. Kemalist örgütler gençlerin birer politik kimlik kazanmasına zemin hazırlamalıdır.
    • Gençleri mücadelenin ana aktörleri olarak konumlandırmalı, yapılan tüm faaliyetlerde gençlere görev ve sorumluluk atfederek onları harekete geçirici rol oynamalıdır. Bu durum aynı zamanda gençlerin örgüte bağlılığını da kuvvetlendirici etki edecektir.
    • Kemalist örgütler son otuz yılda aydınlarımıza yapılan saldırılarla bir yönsüzlük duygusu içine girmiştir. Yeniden Kemalist aydın ve kanaat önderi yetiştirmek gerekir
    • Örgüt içinde gençlerin gençlerle ve örgütle, örgüt hedefleri ile dayanışma ve aidiyet duygusunun pekiştirilecek çalışmalar yapılmalıdır.
  • Tüm Kemalist örgütler birbirleriyle ve gençlerle aynı dili konuşmalıdır.
    • Her Kemalist örgütün, Kemalist iktidara yönelik politik hedefleri olmalıdır. Bu noktada örgütler birbirleri ile dayanışma içinde olmalıdır. Örgütler bu hedef doğrultusunda ortak hedef, politika, strateji, söylem oluşturmalı ve bu ortaklık üzerinden faaliyetlerini yürütmelidir.
    • Kemalist örgütler içinde gençlerle oluşabilecek kuşak çatışmasının yaratacağı olumsuzluklar dikkate alınmalı, konuya bu farkındalıkla yaklaşılmalıdır.
    • Yapılan faaliyetlerin tümünde günümüz gençleri merkeze alınmalı ve gençlerle yapılacak faaliyetlerde paydaş olarak gençlerin gönüllü katılımı sağlanmalıdır.
  • Gençlerin büyük bir çoğunluğu zamanın büyük bir kısmını sosyal medyada geçirmektedir. Gençlerin örgütlenmesinde sosyal medya büyük bir alan kaplamaktadır. Dolayısıyla sosyal medyanın bütün kanalları dinamik ve etkin olarak kullanılmalıdır.
  • Örgütler bu konuya yönelik özel bir strateji planı oluşturmalı ve faaliyete geçirmelidir. Burada dikkat edilmesi gerekilen ana unsur sosyal medya dilinin pasifize edici değil harekete geçirici olmasıdır.
  • Gençlerin mezun olduktan sonra mesleki faaliyetlerini sürdürürken de örgütlülüğün devamlılığı sağlanmalıdır. Bu noktada Demokratik Kitle Örgütleri ve meslek örgütlerinde söz sahibi, karar alıcı olmaya yönelik olarak örgütleme faaliyeti yürütmelidir. Gençleri bu hedefler doğrultusunda yetiştirmeli ve hazırlamalıdır.
  • Gençler örgüte katıldıklarında bir anket yapılarak ilgi ve beklentileri tespit edilmelidir.
  • APP’ler üretilmeli, Youtube, podcast, sosyal medya, animasyon, oyun, fanzin, bülten vb. üretilmelidir.
  • Gençler için ideolojik çalışmalar yürütülmelidir. İdeoloji eğitimleri, gençlik kampları gibi yöntemlerle gençler ideolojik olarak beslenmelidir. 
  • Yapılacak etkinliklerle gençler Kemalist aydınlarıyla bir araya getirilerek rol model eksikliği giderilmelidir.
  • Hali hazırda var olan veya yeni kurulacak demokratik kitle örgütlerinin gençlere karar verme süreçlerinde daha çok yer vermesi, daha çok sorumluluk ve önem vermesi gençlerin katılımını artıracaktır. Dolayısıyla demokratik kitle örgütlerinin buna dikkat ederek örgütlenmesi ve faaliyet göstermesi gerekir.
  • Gençlerin siyasi katılımının sadece oy verme ile sınırlı kalmasının önüne geçilmelidir. Bu ancak Demokratik hakların kullanılması bilinci benimsetilmelidir.
  • Gençlerin siyasete ilgisini çekebilmek ve katılım yollarını çeşitlendirmek, katılımı arttırma noktasında gereklilik haline gelmektedir.
  • Gençlere mekânsal olarak temas edilmelidir. (Yurt, kütüphane, halk eğitim vb. imkanlarının tahsis edilmesi gibi.)

Unutulmamalıdır ki; gençler sorunun değil çözümün bir parçasıdır…

DİĞER ÖRGÜTLÜ YAPILARDA DA VAR OLAN BİR KEMALİST EYLEMLİLİK:

Kemalistlerin örgütlü olması için mutlaka bir siyasal parti yandaşı olmak değil, bir “ulusal siyasal programın yandaşı olmak” da değerli ve anlamlıdır. Önemli olan, toplumsal siyasal bilincin bu doğrultuda oluşumuna öncülük etmektir, etki alanını siyasal partilerden toplumun her kesimine kadar yaymak ve yaygınlaştırmaktır.

Kemalistler bulundukları meslek odası ve sendikalarda yönetsel süreçlere katılmalı, bu örgütleri Kemalizm karşıtı odakların hegemonyasına terk etmemelidir.

Bunun için var olan Kemalist örgütlerin üye profili analiz edilmeli, meslek gruplarına göre bir veri tabanı oluşturulmalı ve konuyla ilgili hazırlık yapmak üzere örgüt içinde birimler oluşturulmalıdır.

CUMHURİYETÇİ DAYANIŞMA:

Tüm yurttaşları gelecek kaygısı ve korkusundan kurtarmanın koşulları yeniden yaratılabilir. Bunun için tüm cumhuriyetçi güçlerin temel ilkelerini birlikte oluşturduğu bir “Eşgüdümlü Birliktelik” gereklidir.

Birliktelik için bir asgari program, kendisini ulusalcı, cumhuriyetçi, bağımsızlıkçı, eşitlikçi ve laik sayan herkesin, her siyasal parti ve her demokratik kitle örgütünün üzerinde uzlaşabileceği bir ortak zemin olabilir. Bu ortak zemin üzerinde cumhuriyeti korumak ve savunmak hedefine ulaşmak için gerekli eşgüdüm ve dayanışma mekanizmaları yine birlikte oluşturulabilir.

FİNANSMAN ÇÖZÜMLERİ

1) Finansman Sağlama Yöntemleri:

a) Bağışçı Bulma: Referans ve örnek faaliyetler üzerinden örgütün faaliyetlerini sergilediği tutuma sempatisi olan kişiler maddi destek sağlamaya ikna edilmelidir.

b) Örgütsel Materyal Üretimi ve Pazarlaması: Örgüt adına flama, poster, dergi, kitap, aksesuar malzemesi ve örgütün fikirlerinin sergilendiği materyallerin üretilip pazarlanması gerekmektedir.

c) Bağışlardan Yararlanma: Örgütün karakteri ve misyonuyla çelişkisi olmayan, örgütün yapısına zarar vermeyecek kurum ve kuruluşlardan ve vatandaşlardan bağış talep edilmelidir.

d) Reklam ve İmaj Planlaması: Günümüzde bir örgütün finans kaynaklarını en çok etkileyen unsurlardan biri de örgüte karşı kamuoyundaki algıdır. Bu algının sürekli pozitif ve canlı tutulması için reklam organizasyonları yapmak gerekmektedir.

e) Görünürlük Faaliyetleri: Günümüz örgütleri bilişim çağının tüm gereklerini yerine getirmek durumundadır. SMS ile bağış alabilme, Banka ATM’lerinden kolay bağış yapabilme ve çeşitli mobil aplikasyon uygulamaları ile örgüte kaynak yaratma yolları denenmelidir.

f) İktisadi İşletmeler kurularak, yerel ve bölgesel ürünlerin pazarlaması sağlanmalıdır.

g) Finans kaynağı oluşturulurken sınırlılıkları ve takvimi belli olan somut hedefler ortaya konmalıdır. (Örneğin, “Kemalist Akademi’’ kurma, öğrenci yurdu açma vb.)

2)Finansman sağlarken dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar

Bağış alınan veya sağlanan kişilerin örgüt bünyesine sempatisi olduğunu tespit etmek çok önemlidir, güvenilir kaynaklardan bağış alınması örgütün tutarlılığı ve bağımsızlığı açısından bir zorunluluktur.

İyi bir finansman düzenlenen eylemi doğru ve kaliteli şekilde yapabilmemizi sağlayan en önemli etkenlerden olduğu için yine dikkat edilmesi gereken konulardandır.

Bunların yanında iyi bir finansman sağlamak için örgütsel faaliyetlere yönelecek ve bu faaliyetleri duyuracak olan kadro ve referanslara da gereken önem verilmelidir.

İyi finansın faaliyetleri düzenleme açısından önemli olduğu bariz bir konudur, finansman, doğru eylem, doğru tanıtım ve doğru referanslarla iç içedir ve bunlar birbirini sürekli olarak besler.

3)Finansın kadrodaki önemi

İyi bir finansman örgüte doğru eylemi doğru bir şekilde yapma fırsatı verirken, nitelikli kadroların örgüt bünyesinde verimli çalışmaları için de zemin hazırlar. Böylece nitelikli kadro finans kaynağını yaratırken, kaynaklar da aynı şekilde kadroları yaratır.

Kısacası finansman konusunda örgüt içinde profesyonel birim kurulması çok önemlidir.

4)Sosyal medyanın örgütlenmede finansal açıdan değerlendirilmesi

Sosyal medyanın hedef kitleye doğrudan erişim imkânı, düşük maliyetli, hızlı ve pratik bir yapıya sahip oluşu göz ardı edilmemelidir. Örgütler sadece paylaşım yapmak amacıyla sosyal medyayı kullanmamalıdır, önemli olan birkaç alan daha vardır:

  • Yapılan faaliyetler hakkında yandaş ve muhalif kesimlerin görüşleri takip edilebilir.
  • Yöneltilen soruları cevaplayarak yandaş veya muhalif kitleler ile sıkı ve karşılıklı etkileşim kurulabilir.
  • Rakipler veya paydaşlar takip edilerek sosyal medyadaki örgütlenme biçimleri takip edilmelidir.

Sosyal medyanın yukarıda belirtilen önemli alanlarının yanı sıra gerektirdiği bazı yükümlülükleri mevcuttur:

  • Sosyal medya konusunda örgüt içinde konusunda uzman personel çalıştırılmalıdır.
  • Reklam organizasyonları örgütün karakterine uygun olarak seçilmelidir.
  • Örgüte nasıl katkı verileceği halka aktarılmalıdır. (ATM ve SMS gibi yöntemler kullanılabilir.)

Sosyal medyada doğru reklam ve tanıtım ile pasif gelir sağlanacağı gibi kümülatif büyüme de sağlanacaktır.

KADRO İLE İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

Kadro, yeni kadroların oluşması için yol açıcı, öğretici ve paylaşımcı bir ortamı sağlamalıdır. Bunun için objektif, liyakat esaslarına dayanan, örgüt hukukunun işletildiği bir örgüt yapısının tüm üyelere hissettirilmesi, üyelerin kendi hakları konusunda bilinçlendirilmesi ve örgüt içinde görevde yükselme süreçlerinin açık tutulması ön şarttır.

Üye, örgüte üye olduğu anda değil, görev ve sorumluluk aldığı anda örgütlenir. Üyelere görev verilmeli, görev ve sorumluluk içinde yetkinleşmeleri sağlanmalıdır. Üyeler mücadelenin bir parçası olduğunu düşünmeli ve özümsemelidir.

Kadro eğitimi için eğitim çalışmaları yapılmalı, örgütün değerleri, örgüt ilkeleri, davranış biçimi, ideolojik yaklaşımı bu eğitimlerde işlenmelidir.

Eğitimler ideolojik olduğu kadar, bireysel gelişimi de (diksiyon, yabancı dil, grafik tasarım vb.) kapsamalıdır.

Üyelerin dayanışması için kamplar, geziler…vb organize edilmelidir.

Yeni üyeler için bilgilendirici kitapçık, broşür hazırlanmalı, üyelerle sürekli iletişim sağlanmalı, üyelerden etkinlik ve eylemlerle ilgili geri bildirim alınmalıdır.

Üyeler ve gençler için okunması gereken kitaplar listesi haırlanmalı, bu kitaplar temin edilmelidir.

Bir e-bülten ve örgüt resmi yayın organı çıkarılarak örgütlenmenin bir parçası olarak kullanılmalıdır.

KÜLTÜR EVLERİ:

Örgütsüz kesime ulaşabilmek için Kurs, seminer, ders etütleri, satranç, kütüphane ve kültür sanat etkinliklerinin yapılabildiği kültür evleri açılmalıdır.

DİĞER TOPLUMSAL KONULARDA KEMALİST ÖRGÜTLENME ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Söylem belirlenmeli.  (Kemalizm’in bu mücadelelerde hedefleri ve bakış açısı belirlenmeli.)

Hak, hukuk konularında etkinliklerin artırılması (Seminer, Konferans, Panel)

Mevcut hak mücadelelerine katılım sağlanmalı.

EYLEMSELLİK SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Eylemin birinci ön koşulu haklılıktır. Haklı zeminde, doğru yer ve zamanda eylem yapılmalıdır.

Dünyada ki başarılı eylem örnekleri incelenmelidir.

Eylem çeşitliliği ve tecrübesi hakkında eğitimler yapılmalıdır.

Eylem sırasında karşılaşılan engel ve zorluklardan kaçınmamak gereklidir. Halkın eyleme katılımı yöneticilerin ve kadroların dirayeti ile doğru orantılıdır.

Eylemin sonuçları düşünülerek avukat desteği, moral motivasyon desteği, basın ile ilişkiler organize edilmelidir.

Eylemin rolleri ve görevleri önceden belirlenmelidir.

GÜÇLÜ YANLARZAYIF YANLAR
• Tarihsel birikimin güçlü olması.
•  Atatürk’ün şahsi özelliklerden ve başarılardan kaynaklanan toplum genelindeki sempatinin yüksek olması.
• Kemalist ideolojinin temelinde akıl ve bilimin olması.
• Yıllardır süren sindirme politikalarına rağmen Kemalizm’e inancın devam etmesi ve bağlılığı
• Örgütsüzlük. (Aidiyet bilincinin yetersiz olması)
• Tarihi kara propagandanın yaygın olması.
• Örgütlerin halkın somut sorunlarına olan tepkisizliği.
•Kemalist örgütlerin finansal yetersizliği.
• Kemalist örgütlerin kadro yetiştirmeye yönelik yeterli program/çalışma yürütememesi.
• Demokratik kitle örgütlerinde, meslek örgütlerinde ve sendikalarda faaliyet yürütememesi.
• Yazılı ve görsel medyasının yeterli ve güçlü olamaması.
FIRSATLARTEHDİTLER
• Kurucu ideoloji olmasından kaynaklı Türkiye sınırlarında yaşayan herkesin, Kemalist örgütlere gönüllü olabilmesi.
• Kutuplaşmanın hat safhada olduğu dönemde Kemalizm’in kapsayıcı olması.
• Son dönemdeki yönetsel/politik baskıların, bireyleri örgütlemeye yöneltmesi.
• 3. Dünya ülkelerine öncülük etmesi/ rol model olabilmesi
• Kendini Kemalist olarak adlandıran örgütlerin farklı Kemalizm yorumlarında bulunmaları.
• Devlet kurumlarının Cumhuriyet’in kurucu ilkelerinden uzaklaşarak politika yürütmesi ve Kemalizm’ kavramını yıpratması.
• Politik ve ekonomik gücü elinde bulunduran kesimin, Kemalistler ve Kemalist örgütler üzerinde uyguladığı baskı politikası.

ANKET SONUÇLARI

  • Öner TANIK (ADD Önceki Genel Sekreteri)
  • Hüseyin Anıl KAYA (Yeditepe Üniversitesi, Kamu Yönetimi, Mezun)
  • Seral Öykü DİKLİ (KYH) (Dokuz Eylül Üniversitesi, Kamu Yönetimi)
  • Zeynep YILDIRIM (Dokuz Eylül Üniversitesi, İşletme, DEÜ ADT)
  • Ömer KAYA (ADD)
  • Selvet ERGÜN (Dokuz Eylül Üniversitesi, Kamu Yönetimi, Mezun, KYH)
  • Alparslan CANPOLAT (KYH)
  • Sercan ÖZDEMİR (İstanbul Üniversitesi, Hukuk)
  • Adnan Oğuz GÖKÇE
  • Umutcan KARATAŞ (Boğaziçi Üniversitesi, Siyaset)
  • Ersel ÖZTÜRK (Kocaeli Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi, ADT)
  • Didem ANKAN (Piri Reis Üniversitesi, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği, PRÜ ADK)
  • Cihan ÇELİK (Dumlupınar Üniversitesi, Elektrik, Mezun)
  • Aytunç ÜRKMEZ (Ankara Üniversitesi, Tarih, ADD)
  • Yaren Sıla FİLİS (Piri Reis Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği, PRÜ ADK)
  • Oğulcan AYYILDIZ (Başkent Üniversitesi, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Başkent ADT)

Similar Posts:

 302 Görüntülenme

Leave a Reply

Your email address will not be published.