YÖN’ÜMÜZÜ AYDINLATANLAR – Kaan EROĞUZ

“Tarihin bize öğrettiği; insanların tarihten hiçbir şey öğrenmediğidir.” der Hegel. Bu tarih tanımlaması esasında insanlığın bugünü ve yarını şekillendirirken binlerce yıllık birikimini nasıl göz ardı edebildiğine duyulan bir sitemdir.

Hegel’in, insanlığın tarihsel deneyim ve birikimlerinden çıkarabildiği derslere olan bu olumsuz bakışının aksine şüphesiz tarih; geçmişin tahlilini yapıp bugünün dinamiklerine uyarlayanlar için yarının kurucu vazifelerinin de net bir şekilde görünürleşmesini sağlar.

Çağlar boyu toplumların bütün ileri sıçrayışları, insanlığın o an’a kadar ortaya koyduğu tarihsel deneyimlerin doğru yorumlanışı ve o an’ın koşullarına uyarlanışıyla mümkün olabilmiştir. Nasıl Avrupa’da yaşanan reform ve rönesans hareketleri, Aydınlanma Çağı’na kapı araladıysa Aydınlanma Çağı’nın birikimi de Jakobenleri iktidara taşıyan sürecin düşünsel temelini oluşturmuştur. Bütün bu ileri sıçramalar önceki birikimlerden güç ve kuvvet alarak gerçekleşmiş; tarihsel miras adeta bir “trambolin” görevi görmüştür.

            Tarihin bizlere öğrettiği bu gerçekliğin farkında olarak birinci sayısını ilginize sunduğumuz Kemalist Yön Dergisi, ülkemizin içinde bulunduğu zor koşulları yenebilme iradesini teorileştirip örgütlerken insanlığın evrensel aydınlanma mirasının yanı sıra ülkemizin 150 yıllık bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinden de güç almaktadır. Bu gücün “tam bağımsızlık” ve “ulusal egemenlik” ilkelerinin pekiştirilmesiyle ortaya konduğu program Kemalizm programıdır ve dergimiz, 20. yüzyılın başında emperyalizme ve emperyalizmin güdümündeki yerli işbirlikçilerine karşı verilen mücadeleler sonucu büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk ve diğer Cumhuriyet önderleri tarafından sistematikleştirilen bu programın yılmaz savunucusudur.

            Kemalist Yön Dergisi; Türk aydınlanmasının temel prensipleri olarak okuyabileceğimiz Kemalist programın oluşturulması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla faaliyette bulunmuş, uluslaşma ve aydınlanma mücadelemize katkı sunmuş yayın faaliyetlerinin açtığı yoldan ilerlemekle birlikte kendisini bu vatansever yayın çizgisinin genç devamcıları olarak da tanımlamaktadır.

            Osmanlı Devleti’ni yarı-sömürge durumuna getiren ve ulusumuzu saray despotizmi altında ezen bir idareye karşı İttihat ve Terakki Cemiyeti önderliğinde Jön Türkler tarafından çıkarılan İçtihat ve Meşveret dergilerinden Yusuf Akçuraların çıkardığı Halka Doğru ve Türk Yurdu dergisine, bağımsızlık mücadelemizin ateşinde bin bir yokluk arasında çıkarılan ve Kurtuluş Savaşımızın ideolojisini ortaya koyan Hakimiyet-i Milliye ve İrade-i Milliye gazetelerinden, Cumhuriyet sonrası dönemde Kemalizm prensiplerinin sistematikleşmesi ve halka yayılması doğrultusunda faaliyet gösteren Kadro dergisine ve 1960’larda Türkiye’nin siyasal yönünün belirlenmesinde önemli etkisi olan Doğan Avcıoğlu önderliğindeki Yön dergisine uzanan köklü bir geleneğin genç mirasçıları olarak Büyük Önder’in gösterdiği hedefe bilimin yolundan şaşmayarak varma azmini ve kararlılığını devam ettiriyoruz.

            Zor zamanlarda kahramanlarını ve çözüm reçetelerini ortaya çıkaran bir milletin pusulası olmuş olan bu yayınların devamcısı olma sorumluluğunu üzerinde taşıyan Kemalist Yön dergisi de yine ülkemizin zor günlerden geçtiği bir dönemde yayın hayatına başlamaktadır.

            1876 tarihinden 1923’e saraydan alınıp millete verilen ve 1923 yılında Cumhuriyet ile taçlandırılan egemenliğin günümüzde plebisite dayalı tatlısu demokrasisi oyunlarıyla yeniden sarayda toplandığı, 100 yıl önce olduğu gibi emperyalizmin Ortadoğu’da ve ülkemizde kirli emeller peşinde olduğu ve Orta Çağ kalıntısı cemaat-tarikat yapılanmalarının ülkemizi felakete sürüklediği günümüzde 1919 sorumluluğu ve cesaretiyle öne atılıyoruz.

            Kimi çevrelerin sıkıştıkça üstlerine geçirdiği bir can yeleği, kimilerinin içini boşaltıp oportünist malzemeleriyle süslediği bir tabu, kimilerininse magazin dergilerinde yayınladıkları makalelerinde  “modası geçmiş” bir antika muamelesi yaptığı Kemalizmi, aradan geçen yüzyıllık tecrübenin gösterdiği üzere hala Türkiye’nin önündeki çözüm reçetesi olduğunu göstermek, Kemalizmin bilimsel ve devrimci karakterini ortaya koyarak bugünün mücadele koşullarına uyarlamak ve yeni bir kurucu iradeyi Türk ulusu içinde yeşertmek için yola çıkıyoruz.

            Bu yolda yürüyenlere, yürüyeceklere ve emekleyenlere de yarım asırlık çağrımızı yineliyoruz;

                        “İstiklalciler, milliciler birleşiniz…”

Kaan EROĞUZ

Similar Posts:

 11,140 Görüntülenme

Similar Posts by The Author:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *