İnternet Bağımlılığı, Aile ve Çocuk – Yusufcan HANOĞLU

İnsanlar tarih boyunca hayatlarını kolaylaştırmaya yarayacak icatlar geliştirdi ve bundan sonraki süreçte de bu icatlarına devam edeceklerdir. İnsanların geliştirdiği birçok icat hayatlarına çok farklı bir katkı sağlamış olmasına rağmen 21.yüzyılda geliştirilen bilgisayar ve internet kadar bütün insanlığı etkileyen bir icadın olmadığı düşünülmektedir. Bilgisayar  ve internet hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olması ve milyarlarca insan tarafından etkin bir şekilde kullanılması buna bağlı olarak kullanım şekli ve amacına göre insanları olumlu ve olumsuz şekilde etkilemesi dikkate alındığında bilgisayar ve internet diğer icatlardan daha farklı bir özelliğe sahiptir.

Hayatımızın vazgeçilmez bir teknolojisi olan interneti, her teknoloji gibi yapısında barındırdığı tehlikelerden dolayı çocuklarımıza yasaklamamız ve onları bu teknolojinin olanaklarından mahrum etmemiz doğru bir yaklaşım değildir. Aile olarak , çocuğunuzu internetin tehlikelerinden korumanın ilk adımı ,bu teknolojinin nasıl bir yapı ve işleyişe sahip olduğunu bilmeniz sizin de bu teknolojiyi temel düzeyde kullanmayı öğrenmenizdir.Bu yazınında amacı anne-babalara ve eğitimcilere internette çocukları bekleyen tehliler hakkında bilgi vermek ve çözüm yolları sunmaktır.

BAĞIMLILIK

Bağımlılık; literatürde fizyolojik olarak bazı uyarıcılara, genellikle de bir maddeye bağımlı olma şeklinde ele alınmıştır. Tıp literatüründe sadece madde kullanımı için kullanılan bağımlılık kavramının davranışsal bağımlılıkları kapsamaması tartışmalara yol açabilmektedir. Bağımlılık denilince genellikle akıllara uyuşturucu maddeler, sigara, alkol gelmesine rağmen günümüzde insanları psikolojik, fiziksel, sosyal, akademik, mesleki boyutlarda olumsuz etkileyen bilgisayar ve internet bağımlılığı gelmemektedir.

İnternet bağımlılığı, bilgisayar başında internete bağlı olarak gereğinden fazla zaman geçirme problemi olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle bireyin ‘ben sadece internet ortamında iyiyim’, ‘internet olmadan ben başarısız bir insanım’, ’internet bana saygı duyulan tek yer’, ’internet benim tek arkadaşım’, boyutundaki bilişsel yapılanması genel olarak ‘internet bağımlılığı’ olarak ifade edilmektedir. 

ÇOCUKLARIN İNTERNETE ERİŞİM YERLERİ

 İnternet ve çocuk etkileşiminde çocukları internetin tehlikelerinden korumak için ilk aşama, çocukların internete erişim yerleri ve bu yerlerin özellikleriyle ilgili aileleri bilgilendirmek ve bilinçlendirmektir.

Ülkemizde internet kullanıcılarının %44’ü internet kafelerden, %41 ‘i evlerinden, geri kalanı ise işyerlerinden ve cep telefonlarından internete erişim sağlamaktadırlar.

İnternet kafeler üzerinde yapılan bir diğer araştırmaya göre de, en önemli internet erişim ortamının internet kafeler olduğu ve bu mekanların en yoğun yararlanıcılarının da genellikle internet kafeye arkadaşlarıyla birlikte gelme eğiliminde olan öğrenciler olduğu belirlenmiştir.Ayrıca,  gene bu araştırmaya göre internet kafelerin öncelikli kullanım amaçlarının oyun, daha sonra eğlence ve son olarak da eğitim bilgi amaçlı olarak sıralandığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgulara ek olarak, internet kafelerin ışıklandırma, havalandırma ve gürültü gibi fiziksel özelliklerinin internet kafelerin en yoğun kullanıcıları olan öğrenciler için uygun olmadığı da ulaşılan sonuçlardan birisidir.

İNTERNETTE ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKELER

Çocuklar, internete daha çok oyunlara ve sohbet odalarına girmek, e-posta göndermek ve almak için bağlanmaktadırlar. Bu bağlanmalar sırasında, internetin iletişim ve bilgiye ulaşma olanaklarından yararlanan çocuklar, ekranda açılan uygun olmayan içerikteki farklı web sayfalarıyla karşılaşabilirler. Buna bağlı olarak, çocuklar internet üzerinde herhangi bir ortam aracılığıyla suça, sömürü ve tacize de hedef olabilirler. Bu nedenle, güvenliği olmayan yeni bir dünya olan internet, çocuklar için hayal kırıklığı, korku ve tedirginlik yaratıcı da olabilir. Anne-babaların, çocuklarını yaşamın diğer tehlikelerinden korumak için gösterdiği çabayı, yaşamın bir parçasını oluşturan internetin tehlikelerinden korumak için de göstermeleri gerekmektedir.

İnternet kullanmanın, “maddi özelliklerin öne çıktığı dünyada sosyal ilişkiler kurmak için gerekli olan beceriyi, yetenekleri ve sabrı yok ettiğine” inanan çalışmacıların sayısı her geçen gün artmaktadır. Yapılan bir araştırmada 12-18 yaş arasında bulunan 10.800 gencin % 92’sinin evinde internet erişimin olduğu ve bu gençlerin çoğunluğunun zamanının büyük bir kısmını sanal sohbet ortamında tanıştığı kişilerle ile konuşarak, sitelerde dolaşarak, oyun oynayarak geçirdiğini, bu popülasyonun yalnızca % 1’inin araştırma yapmak ve ders çalışmak için interneti kullandığı ortaya çıkmıştır . Sağlıklı internet kullanımı; çocukların ve gençlerin yaşadıkları deneyimlerini yönlendirmelerine, hızlarını ayarlamalarına ve bilgi toplarken okuma, yazma, seçme, sınıflandırma gibi çeşitli becerilerini kullanmalarına yardımcı olmaktadır. Kontrolsüz internet kullanımı ise çocuğun ve gencin fiziksel, psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

Türkiye Bilişim Şurası raporuna göre 7-15 yaş grubundaki çocukların %90’ının interneti eğlence ve yararlı olamayan siteleri incelemek için kullandığı belirtilmektedir.Bu raporda da çocuklar için internetin tehlikeleri şu şekilde sıralanmıştır.

Günlük işleri aksatacak yönde zaman kaybına neden olması.

Pornografik ya da olumsuz ve tehlikeli inanç içerikli web siteleri gibi zararlı sitelerin kolayca ulaşılabilir olması.

İnternet kullanımı için geçirilen uzun saatler, çocuklarda hareketsizlik ile birlikte yeme bozuklukları ve ortopedik sorunları da beraberinde getirmektedir. Gittikçe sosyal ortamdan uzaklaşan çocuk, hareketsiz bir şekilde internetin başındayken yeme düzeni de değişmektedir. Buna bağlı olarak da hızla kilo almakta ve obezite tehdidi ile karşı karşıya kalmaktadır.

İnternette kişinin kendisini olduğu gibi yansıtmaması nedeniyle kimlik kargaşasına sebep olması.

AİLELERE YÖNELİK ÖNERİLER

İnternetin olumsuzluklarından çocuk ve ergenleri korumak için yapılması gerekenler:

Ebeveynler çocuklarına bilgisayar ve internet erişimi sağladıklarında görevlerinin bittiğini düşünmemeli, internette meydana gelen tehlikelerden korumak için internet ve bilgisayar kullanımını en azından “ev içi denetleme” yapabilecek seviyede öğrenmeleri gerekmektedir.

Çocukların, bilgisayar ve internet ile hangi yaşta tanışmaları gerektiği ve hangi program ve oyunların çocuklarının gelişimine olumlu etki yaptığını araştırılmalı ve buna göre davranılmalıdır.

Ergenler ve çocuklar için internete giriş ve çıkış saatleri takip çizelgesi yapılmalıdır. Çocuğun tüm uğraşı yalnızca bilgisayar ve internet olmamalıdır.

Anne ve baba çocuğuna, küçük yaşlardan itibaren iyi bir boş zaman faaliyeti vermelidir. Sanal ortamın, doğal ortamın sınırlarını geçmemesine dikkat edilmelidir.

Çocukların arkadaşlarıyla özellikle doğal yollardan görüşmelere yönlendirilmeli, onlara bu konuda yeni olanaklar sağlanmalıdır. Sanal kütüphaneler kullanılırken gerçek kütüphaneler rafa kaldırılmamalı ve kitap okuma alışkanlıkları kaybedilmemelidir.

Ebeveynler, bilgisayar oyunlarını; çocuğun evde yaramazlık yapmaması, kendilerini rahatsız etmemesi ve onları oyalaması için gerekli bir araç olarak görmemelidir. Zaman zaman çocuklarıyla bilgisayar oyunlarını birlikte oynamalıdır.

Oyun zamanlarını belirlemeli ve çocukların bu sürelere uymasını sağlamalıdır. Çocuklarına internette vakit geçirme ve internet kafe ziyaretlerini azaltma konusunda katı kısıtlamalar ve cezalar vermek yerine onlarla karşılıklı konuşmayı ve ikna yolunu seçmelidir.

Çocuklarını pornografik içerikli veya kumar oynanan İnternet sitelerini ziyaret ederken görürlerse, onları azarlamamalı, yaptığının yanlış olduğu ve kendisine zarar vereceği yönünde karşılıklı olarak konuşmalıdır.

Yusufcan HANOĞLU

Similar Posts:

 4,652 Görüntülenme

Similar Posts by The Author:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *