Onur Erülker Yazdı: “DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİNDE YAPILAN EKONOMİK YANLIŞLAR”

Kendi bağımsızlık mücadelesini, emperyal güçleri yenerek vermiş bir devlet. Sıfırdan inşa edilmiş bir cumhuriyet düşünün. Bacası tüten tek bir fabrikası yokken şimdilerde cansiperane özelleştirilmeye çalışılan şeker fabrikaları dahil yüzlerce kamu iktisadi teşebbüsünü kuran, kendi büyük, sözde değil gerçek anlamda ‘yerli ve milli’ ekonomik devrimini gerçekleştirmiş bir cumhuriyet. Tek parti dönemi olarak da bilinen bu dönem birçok ekonomik devrimi içinde barındırır. İlk kez batı tarzı üretim tekniklerinin uygulandığı, tamamen ”bağımsız” fabrikaların kurulduğu bir dönemdir bu. İşte bu fazla” bağımsızlık” rahatsız etti emperyal güçleri. Daha liberal, dışa dönük birileri lazımdı artık bu ülkeye… Aday belliydi… ADNAN MENDERES…

Kamuoyu Adnan Menderes ismini ilk kez meclisteki ”Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu” görüşmelerinde Fuat Köprülü ile birlikte yaptığı sert muhalefetle duydu. Akabinde Menderese destek çıkan Refik Koraltan ve Celal Bayar ile birlikte partiden ihraçları ve çok partili hayata geçiş izninin de verilmesiyle Demokrat Parti kuruldu.Demokrat Parti, ülkede çekilen ekonomik sıkıntıların ve yoksulluğun sebebini devletçi politikalara bağlayan yoksul halk kitleleri, savaş zenginleri, özel sermaye sahipleri ve büyük toprak sahiplerinden destek görmüştür. Kısacası tarihini ve yapılan iyilikleri çok çabuk unutmasıyla meşhur halkımız dünyanın da içinde bulunduğu ekonomik darboğazın faturasını cumhuriyeti kuran kadrolara çıkararak süreç içerisinde Demokrat Partiyi tek başına iktidar yapmıştır.Demokrat Parti dönemi her fırsatta eleştirdikleri tek parti dönemine adeta rahmet okutmuş; siyasi, sosyal ve elbette ekonomide fahiş hataların yapıldığı bir dönem olarak tarihteki yerini almıştır. Bir ekonomist olarak bu makalemde Demokrat Parti döneminde yapılan ekonomik yanlışlara kısaca değineceğim;

-Demokrat Parti dönemi Cumhuriyet döneminde binbir fedakarlıkla kurulan kamu iktisadi kuruluşlarının birçoğunun özelleştirildiği dönemdir. Batıdan özellikle A.B.D’den tam destek alan Menderes hükümeti dönemindeki artan dış yardımların da etkisiyle ekonomide yaşanan %11.5 büyüme, halkı yaptığı seçim konusunda haklı olduğu yanılgısıyla yüzyüze bıraktı. Zira bu yardımların kesilmesiyle birlikte cumhuriyet döneminde daha önce hiç başvurulmamış borçlanma, Demokrat Parti hükümetinin yegane ekonomi politikası olup,ekonomideki suni iyileşmenin gerçek sebebinin ‘Sürdürülemeyen borç ekonomisi”olduğu gerçeğini bize hatırlatmıştır. Yani kısacası Türkiye’nin hiç bitmeyen ve bugün devasa boyutlara ulaşan dış borç macerası Demokrat Parti döneminde başlamıştır.

-Bu dönemde uygulanan Fiyat kontrolü politikası karaborsanın hızla ilerlemesini sağladı.

-Cumhuriyet tarihinde görülmeyen devalüasyona bu dönemde imza atıldı. A.B.D doları 2.8 TL den 9 TL’ye çıkarıldı.

-Cumhuriyet tarihinde ilk ve son kez Moratoryum ilan edilmiştir.Moratoryum kısaca devletin iflası anlamına gelmektedir. Menderes Hükümetleri döneminde (1950-1960) borçlanmaya âdeta yegane çare olarak başvurulmuştur. 1950 yılında 776 milyon dolar olan dış borç toplam, 1956 yılında 1.2 milyar dolara ve 1960 yılında 5 milyar dolara yükselmiştir. Devlet dış borç faizlerini dahi ödeyemeyecek hâle gelince moratoryum ilan etmiştir.

Bunlar yapılan ekonomik yanlışlardan sadece bazıları… Rüzgar tersine dönmüş, Demokrat Parti her alanda uyguladığı anti demokratik ve hatalı politikaların etkisiyle halktan eski desteği görmemeye başlamış ve oy oranlarında ciddi azalmalar baş göstermişti. Bir sonraki seçimlerde demokratik yollardan iktidarı kaybedebileceği tahmin edilen bir durum söz konusuyken gerçek kararın kimin tarafından verildiği hiçbir zaman bilinemeyecek, kesinlikle tasvip edilemeyen bir mahkumiyet ve idam kararı bu ‘Demokrat Zihine’ adeta can suyu vermiş, cumhuriyetçilerin bir daha hiçbir zaman iktidara gelememesi sağlanmıştır.

ONUR ERÜLKER

EKONOMİST

Similar Posts:

 8,680 Görüntülenme

Similar Posts by The Author:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *