Av. Çağrı Sarıoğlu Yazdı: “Vebali Günahı Boynuna!”

Salgın, bir yılı aşkın süredir hayatımızda.

Yedisinden yetmişine, esnafından iş insanına, öğrencisinden öğretmenine, işçisinden emekçisine herkes maddi/manevi büyük yara aldı ve halen de alıyor.

En çok yorulanlar ise sağlık çalışanlarımız. Emekleri ödenmez.

***

Başta ne çok sevmiştik Sağlık Bakanımız Sayın Dr. Fahrettin Koca’yı dolan gözleriyle“bugün ilk kez bir hastamı kaybettim” dediğinde.

Sürecin bilimle yürütüldüğüne kanaat getirmeye başlamıştık. Yurt dışında hasta bir Türk vatandaşımız için kaldırılan özel uçak, okulların derhal kapatılması, tedbirlerin hızlı bir şekilde alınması…

Ancak geldiğimiz noktada salgın sürecinin hiç de bilimle yürütülmediği gerçekliği yüzümüze çarptı. Özellikle de Ak Parti’nin önce il kongrelerinde ve en sonda da 24 Mart’ta yapılan büyük kongresinde gördük bunu.

Bir yanda kepengi kapalı, kan ağlayan, borcu borçla kapatmaya çalışırken yeni borçların altına giren esnafımız, diğer yanda hiçbir salgın kurallarına uymaksızın yapılan Ak Parti kongreleri.

Bu ne samimiyetsizlik?

Bu ne adaletsizlik?

Bir yanda, çalışmak zorunda olduğu için apartman temizliğinden dönen bir teyzeyi yasaklara uymadığı gerekçesiyle cezalandıran irade, diğer yanda dipdibe, yanyana, üstüste yapılan kongreleri görmezden gelen yine aynı irade.

Ben demiyorum ki kanunlar, kurallar uygulanmasın.

Elbette uygulansın ama sana da bana da aynı şekilde uygulansın.

***

Baro seçimleri neredeyse bir yıldır yapılamıyor. Neden? Salgın sebebiyle…

Yersen!

Baro seçimlerinde oluşabilecek kalabalığın kat be kat fazlasını bu kongrelerde gördük.

Şimdi ise vaka sayıları otuz binleri buldu…

Neden?

Sen bu kongreleri yapıyorsun diye…

Yani kongre bir mecaz, bir simge. Kongrelerin bu şekilde yapılmasına olanak sağlayan zihniyet yüzünden şu an vaka sayısı bu kadar fazla arttı.

Elbette yine artış olabilecekti. Ancak bu artış hem bu denli fazla olmayacaktı hem de kontrol altında tutulabilecekti.

***

Peki, bu yükseliş sebebiyle vefat edenlerin vebali kimde?

Anasız babasız kalan çocukların vebali kimde?

Evde terliğimizi arayıp bulamadığımızda bile huzursuzluk yaşıyoruz. Ölecek miyim? Ölecek mi annem, babam, eşim, çocuğum korkusunu yaşayanların, hastaneleri mesken tutup yoğun bakımdan gelecek bir güzel haber için dua edenlerin vebali kimde?

Ya peki sağlık çalışanlarımızın vebali?

Esnafın kepengi yarın yine kapanacak, bunun vebali kimde?

Çocuklar yarın yine eğitimlerini uzaktan almak zorunda kalacak. Geleceğimiz olan çocuklarımızın vebali kimde?

“Bu küresel bir salgın, tüm dünya bu durumda” mı diyeceksiniz?

“Mutasyon” mu diyeceksiniz?

CIK!

Olmaz, artık tutmaz!

Bir kanuni düzenleme yapabilecekken, Anayasa ve kanunlara aykırı şekilde; talimatla, yönergeyle alınan o hukuka aykırı salgın kurallarına bile uymaya hazır olan bu güzel Türk milleti artık bunları yutmaz.

Anne, baba yalan söylemeyecek ki çocuk da yalanı öğrenmesin, yalan söylemesin.

Ancak siz çocuklara yalanı öğrettiniz.

Av. Çağrı Sarıoğlu İletişim: av.csarioglu@gmail.com

Similar Posts:

 15,759 Görüntülenme

Leave a Reply

Your email address will not be published.