Ahmet Ayçiçek Yazdı: ” O Devir Bitti! “

2010 yılında Deniz Baykal’a kurulan ‘kaset’ kumpasıyla Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, girdiği tüm seçimlerde hezimete uğramasına rağmen parti yönetiminden ve gidişattan memnun olmayan tabanı “bana oy vermezseniz oylar bölünür AKP’ye yarar, AKP daha da güçlenir” söylemiyle bir nevi ölümü gösterip sıtmaya razı ederek %25’lik oy oranını korumayı başardı.

Parti oylarının tamamına yakınını oluşturan ve gidişattan memnun olmayan Atatürkçü seçmenin rahatsızlığını yıllarca “AKP varken, bana mecburlar” düşüncesiyle göz ardı eden Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz 12 yıllık süreçte parti içindeki Atatürkçü kadroların büyük çoğunluğunu tasfiye etti. Tasfiye edilen Atatürkçü kadrolardan doğan boşluğu ise ortak noktası Atatürk düşmanlığı olan gerici ve bölücü kadrolar doldurdu. Başkanlık Sistemi referandumu ile seçim sisteminin değişmesi ve Muharrem İnce’nin partiden ayrılarak yeni parti kurma girişimlerinin devamında da bağımlılığın azalmaya başladığı endişesiyle olsa gerek AKP’nin sıkça kullandığı ve artık kabak tadı vermeye başlayan yeni bir algı başladı: “Ya biat edersin ya da aforoz olursun” Bu ucuz algıyla muhalefete yönelik yapılan en ufak bir eleştirinin karşılığı eleştirenlere iftira atmak oldu. Gelinen noktada;

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun terör örgütü üyesi Sakine Cansız’ı anması “düşünce özgürlüğü” ama bir seçmenin bunu eleştirmesi AKP ajanlığı,

Mehmet Bekaroğlu’nun, Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret etmesi düşünce özgürlüğü ama bir Atatürkçünün, Mehmet Bekaroğlu’na tepki göstermesi bozgunculuk,

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Atatürk’ün emriyle gerçekleştirilen terör operasyonunu tarihi çarpıtarak “katliam” olarak tanımlaması düşünce özgürlüğü ama eleştirmek AKP militanlığı…

CHP yönetimi bundan sonraki süreçte, Atatürkçü Düşünceyi kendisine rehber edinmiş milyonlarca insanı AKP’den devşirdiği bu ucuz algılarla sindirdiğini sanıyorsa kendilerine dün milletvekilleri Orhan Sarıbal’ın attığı tweet sonrası konuyla ilgili yorum yapan on binlerce Atatürkçünün yazdıklarını okumalarını salık veririm.

Dün CHP milletvekili Orhan Sarıbal’ın tweetine Kemalist Yön Hareketi olarak tepki gösterdikten sonra üst üste telefonum çalmaya başladı. Arayanlar, yine aynı ağızdan aynı şeyi tekrarladılar: “CHP milletvekilinin eleştirilmesi AKP’ye yarar” Bu arkadaşlara göre: CHP milletvekilinin tarihi çarpıtarak CHP döneminde yapılmış bir terör operasyonunu katliam olarak tanımlaması AKP’ye yaramıyor ama bizim bu rezilliğe tepki göstermemiz AKP’ye yarıyor! Hepsine tek bir cevap verdim: O devir bitti.

Bazıları istiyor ki: Atatürkçüler olarak susalım! Her gün biraz daha ölürken, aman ölüm var korkusuyla sıtmaya razı olalım! Tek bir eleştirinin yapıl(a)madığı, tek adaylı parti kongrelerinde “seçilenlere” koşulsuz şartsız biat edelim. Siyaset arenasında olmayalım, yazmayalım, konuşmayalım. Uslu uslu evimizde oturup seçimden seçime oy verelim. Belki, muhalefeti üzecek ama o devir bitti!

Atatürkçülerin örgütsüzlüğünün tabii bir sonucu olarak sesini yükseltemediği yıllar artık geride kaldı. Kemalistler artık yeniden siyaset arenasında, meslek odalarının ve sendikaların yönetiminde, yayın sahasında, dernek yönetimlerinde, sosyal medyada ve her yerde! Türlü zorluklara göğüs gererek çelikleşen yüzlerce Kemalist Yön kadrosunun lideri olarak bilmenizi isterim ki: Değerlerimize hakaret eden, tarihi çarpıtan ve Atatürkçü Düşüncenin karşısında mevzilenen her bir piyon hak ettiği cevabı hak ettiği şekilde alacaktır.

Atatürkçüler hiçbir partinin kadrolu seçmeni değildir. Atatürkçüler bu ülkenin çoğunluğudur ve tüm siyasi partiler bilmelidir ki: Kemalistler bu çoğunluğu sandığa yansıtacak örgütlülüktedir. Atatürkçüleri hiçe sayan, değerlerini aşağılama gafletinde bulunan CHP yöneticileri silkelenip kendilerine gelmemeleri durumunda seçim günü Atatürkçülerden acı bir tokat yiyeceklerdir.

Ahmet Ayçiçek

Similar Posts:

 19,818 Görüntülenme

Leave a Reply

Your email address will not be published.